KDV Nedir? Tarihçesi, Ortaya Çıkışı ve KDV Hesaplama Yöntemleri
Katma Değer Vergisi, günlük hayatta satın aldığımız birçok ürünün ve yararlandığımız pek çok hizmetin fiyatında karşılaştığımız bir tüketim vergisidir. Market alışverişinden elektronik ürünlere, danışmanlık hizmetlerinden ithal edilen mallara kadar çok geniş bir alanda uygulanır.
Peki KDV tam olarak nedir, neden ortaya çıkmıştır ve ilk kez ne zaman uygulanmıştır? Türkiye’de KDV ne zaman yürürlüğe girmiştir? KDV dahil ve KDV hariç fiyatlar nasıl hesaplanır?
Bu rehberde KDV’nin ortaya çıkışından günümüzdeki uygulamasına kadar uzanan tarihsel gelişimi ve temel hesaplama yöntemlerini ayrıntılı şekilde ele alacağız.
Önemli bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Vergi oranları ve uygulama esasları mevzuat değişikliklerine bağlı olarak güncellenebilir. Ürün veya hizmetiniz için geçerli oranı güncel mevzuattan ya da yetkili bir mali müşavirden kontrol etmeniz önerilir.
KDV Nedir?
KDV, “Katma Değer Vergisi” ifadesinin kısaltmasıdır. Mal ve hizmetlerin üretiminden nihai tüketiciye ulaşmasına kadar geçen aşamalarda oluşturulan katma değer üzerinden alınan dolaylı bir tüketim vergisidir.
Türkiye’de KDV’nin temel yasal dayanağı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’dur. Kanunun birinci maddesine göre Türkiye’de gerçekleştirilen aşağıdaki işlemler KDV’nin konusuna girer:
- Ticari faaliyetler kapsamında yapılan mal teslimleri ve hizmetler
- Sınai faaliyetler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler
- Zirai faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler
- Serbest meslek faaliyetleri kapsamında sunulan hizmetler
- Her türlü mal ve hizmet ithalatı
- Kanunda ayrıca belirtilen diğer teslim ve hizmetler
3065 sayılı Kanun, Türkiye’de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilen teslim ve hizmetlerin yanı sıra her türlü mal ve hizmet ithalatını da KDV kapsamına almaktadır.
KDV, gelir üzerinden değil tüketim işlemi üzerinden alınır. Vergiyi hesaplayıp beyan eden taraf genellikle malı teslim eden veya hizmeti sunan işletmedir. Ancak verginin ekonomik yükü çoğunlukla ürünü ya da hizmeti satın alan nihai tüketici üzerinde kalır.
Katma Değer Ne Anlama Gelir?
Katma değer, bir işletmenin satın aldığı mal veya hizmete kendi faaliyeti sonucunda eklediği ekonomik değeri ifade eder.
Örneğin bir üretici, 1.000 TL değerinde ham madde satın alıp bunu işleyerek 1.500 TL değerinde bir ürün hâline getirirse üretim aşamasında 500 TL katma değer oluşturmuş olur.
Katma değer şu şekilde ifade edilebilir:
Katmadeg˘er=Satıs\cbedeli−Satınalınangirdilerinbedeli
Modern KDV sisteminde işletme, satışları üzerinden hesapladığı vergiden alışları sırasında ödediği indirilebilir vergiyi düşer. Arada kalan tutar vergi idaresine ödenir. Böylece üretim ve dağıtım zincirinde yer alan her işletmenin yalnızca kendi aşamasında oluşturduğu katma değer üzerinden vergi ödemesi amaçlanır.
Fransa Ulusal Arşivleri, sistemin temel işleyişini işletmenin sattığı ürünler üzerinden hesapladığı vergiden kendi alımlarında ödediği vergileri düşmesi ve yalnızca aradaki farkı devlete ödemesi şeklinde açıklamaktadır.
KDV Dolaylı Vergi midir?
KDV bir dolaylı vergidir. Dolaylı vergiler, kişinin geliri veya serveti üzerinden doğrudan alınmak yerine tüketim veya işlem sırasında tahsil edilir.
Bir tüketici mağazadan ürün satın aldığında KDV’yi ürünün fiyatı içerisinde veya fatura üzerinde ayrıca öder. İşletme ise tahsil ettiği bu vergiyi ilgili mevzuat ve beyan esasları çerçevesinde vergi idaresine bildirir.
Doğrudan vergilerde verginin mükellefi ile ekonomik yükünü taşıyan kişi çoğunlukla aynıdır. Dolaylı vergilerde ise vergiyi hesaplayıp devlete ödeyen işletme ile verginin ekonomik yükünü taşıyan nihai tüketici farklı olabilir.
KDV Neden Ortaya Çıktı?
KDV’den önce birçok ülkede satış veya işlem tutarının tamamı üzerinden hesaplanan farklı muamele ve ciro vergileri kullanılıyordu.
Bu tür sistemlerde ürünün üreticiden toptancıya, toptancıdan perakendeciye ve perakendeciden tüketiciye geçmesi sırasında toplam satış bedeli üzerinden yeniden vergi hesaplanabiliyordu. Böylece üretim ve dağıtım zinciri uzadıkça vergi yükü üst üste binebiliyordu.
Bu durum literatürde “verginin kademeli birikmesi” veya “vergi üzerine vergi oluşması” şeklinde açıklanabilir.
KDV sistemi, alış sırasında ödenen verginin satış sırasında hesaplanan vergiden indirilmesine dayanır. Bu indirim mekanizması sayesinde işletmenin yalnızca kendi yarattığı katma değer üzerinden vergi ödemesi amaçlanır.
Fransa Ekonomi ve Maliye Tarihi Enstitüsü, 1954 yılında yapılan KDV reformunun indirim mekanizmasıyla sanayi sektöründeki yatırımları ve genel giderleri tamamen vergiden arındırmaya imkân verdiğini, reformun temel hedefinin ekonomik olduğunu belirtmektedir.
KDV’nin Ortaya Çıkış Amaçları
KDV sisteminin geliştirilmesinin arkasında birden fazla amaç bulunuyordu.
Verginin üretim aşamalarında birikmesini önlemek
İndirim mekanizması sayesinde işletmeler, alışlarında ödedikleri KDV’yi satışlarında hesapladıkları KDV’den düşebilir. Böylece verginin aynı değer üzerinden tekrar tekrar hesaplanmasının önlenmesi hedeflenir.
Ticari işlemleri kayıt altına almak
Satıcının hesapladığı vergi, alıcı işletme açısından indirilebilecek vergi niteliği taşıyabilir. Bu yapı, işlemlerin belgeye bağlanmasını teşvik eden bir kontrol zinciri oluşturur.
Vergiyi üretim ve dağıtım zincirine yaymak
Verginin tamamının yalnızca son satış aşamasında tahsil edilmesi yerine üretim ve dağıtım sürecindeki farklı işletmeler tarafından aşamalı biçimde hesaplanması sağlanır.
Uluslararası ticarette tarafsızlığı desteklemek
KDV sisteminin üretim ve dağıtım yöntemleri karşısında daha tarafsız olması, farklı ülkelerin dolaylı vergi sistemlerinin uyumlaştırılmasında tercih edilmesine katkıda bulunmuştur. Fransa Ulusal Arşivleri, KDV’nin üretim şekli, dağıtım kanalı ve ürünün yerli veya ithal olması karşısında tarafsız bir tüketim vergisi olarak tasarlandığını belirtmektedir.
KDV Fikri İlk Ne Zaman Ortaya Çıktı?
KDV tarihçesinde fikrin ortaya çıkışı ile modern sistemin uygulanmaya başlaması birbirinden ayrılmalıdır.
Akademik kaynaklarda katma değer esaslı vergilendirme yaklaşımının Alman sanayici von Siemens tarafından 1918 yılında önerildiği belirtilmektedir. von Siemens, o dönemde Almanya’da kullanılan muamele vergilerinin kaldırılarak bunların yerine katma değer esaslı bir verginin getirilmesini savunmuştur. Ancak bu öneri 1918 yılında günümüzdeki kapsamıyla uygulamaya geçirilmemiştir.
Bu nedenle KDV’nin tarihindeki iki önemli aşama şunlardır:
- 1918: Katma değer esaslı vergilendirme fikrinin önerilmesi
- 1954: Modern KDV sisteminin ilk kez uygulanmaya başlaması
- Modern KDV İlk Kez Nerede Uygulandı?
Modern KDV sistemi ilk kez Fransa’da uygulamaya geçirildi.
Fransız vergi idaresinde görev yapan Maurice Lauré, KDV reformunun genel yapısını 1952 yılında ortaya koydu. Sistem, Fransa Parlamentosu tarafından 10 Nisan 1954 tarihinde kabul edildi ve 1 Temmuz 1954 tarihinde uygulanmaya başladı.
Bu nedenle Maurice Lauré, modern KDV sisteminin geliştiricisi olarak kabul edilir. Fransa Ulusal Arşivleri de KDV’nin mucidi olarak Maurice Lauré’yi göstermekte ve yeni verginin 10 Nisan 1954 tarihinde kabul edildiğini belirtmektedir.
İlk uygulama, bugünkü kadar geniş kapsamlı değildi ve ağırlıklı olarak büyük işletmeleri kapsıyordu. Fransa’daki KDV sistemi, 6 Ocak 1966 tarihli kanunla tüccarlar, zanaatkârlar, hizmet sağlayıcılar ve çiftçileri kapsayacak şekilde genişletildi.
KDV Avrupa’ya Nasıl Yayıldı?
KDV’nin üretim ve dağıtım biçimleri karşısında tarafsız bir vergi olarak görülmesi, sistemin diğer Avrupa ülkelerinde de benimsenmesini hızlandırdı.
Fransa Ulusal Arşivleri, KDV’nin Avrupa Topluluğu içerisindeki dolaylı vergilerin uyumlaştırılması için uygun bulunduğunu ve Şubat 1967’de kabul edilen iki direktifle benimsendiğini açıklamaktadır.
Bu gelişmeyle birlikte KDV, Avrupa’daki dolaylı vergi sistemlerinin temel unsurlarından biri hâline geldi. Daha sonraki yıllarda farklı ülkeler sistemi kendi ekonomik yapılarına, vergi politikalarına ve mevzuatlarına göre uyarladı.
KDV sistemi bazı ülkelerde “VAT”, yani “Value Added Tax” adıyla uygulanırken bazı ülkelerde “GST”, yani “Goods and Services Tax” adı kullanılmaktadır. Ülkeler arasında verginin adı, oranları, istisnaları ve uygulama ayrıntıları farklılık gösterebilir.
Türkiye’de KDV’den Önceki Dönem
Türkiye’de KDV uygulamasından önce mal ve hizmetler üzerinden alınan farklı dolaylı vergiler bulunuyordu. Çok sayıda farklı verginin bulunması, uygulamanın sadeleştirilmesi ve dolaylı vergi sisteminin daha bütünlüklü hâle getirilmesi ihtiyacını doğurdu.
Bu süreç sonunda farklı mal ve hizmetlere yönelik dolaylı vergilerin yerine daha genel ve sistematik bir katma değer vergisi modeline geçildi.
Türkiye’de KDV’nin hukuki altyapısı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile oluşturuldu.
Türkiye’de KDV Ne Zaman Kabul Edildi?
Türkiye’de KDV’ye ilişkin temel tarihler şunlardır:
- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, 25 Ekim 1984 tarihinde kabul edildi.
- Kanun, 2 Kasım 1984 tarihli ve 18563 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
- Türkiye’de KDV uygulaması 1 Ocak 1985 tarihinde başladı.
3065 sayılı Kanun, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirilen teslim ve hizmetleri KDV kapsamına almıştır. Kanun ayrıca her türlü mal ve hizmet ithalatının da ilke olarak KDV’ye tabi olduğunu belirtmektedir.
KDV Tarihinin Kısa Zaman Çizelgesi
1918
Alman sanayici von Siemens, Almanya’da uygulanan muamele vergilerinin yerine katma değer esaslı bir verginin getirilmesini önerdi.
1952
Maurice Lauré, Fransız vergi idaresindeki görevi sırasında modern KDV reformunun genel yapısını ortaya koydu.
10 Nisan 1954
Modern KDV sistemi Fransa Parlamentosu tarafından kabul edildi.
1 Temmuz 1954
KDV uygulaması Fransa’da yürürlüğe girdi.
6 Ocak 1966
Fransa’daki KDV sistemi tüccarlar, zanaatkârlar, hizmet sağlayıcılar ve çiftçileri kapsayacak şekilde genişletildi.
Şubat 1967
KDV, Avrupa Topluluğunda dolaylı vergilerin uyumlaştırılması amacıyla kabul edilen iki direktifle benimsendi.
25 Ekim 1984
Türkiye’de 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu kabul edildi.
2 Kasım 1984
3065 sayılı Kanun, 18563 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
1 Ocak 1985
Türkiye’de KDV uygulaması başladı.
KDV Sistemi Nasıl Çalışır?
KDV sisteminin temelinde hesaplanan KDV ile indirilecek KDV arasındaki fark bulunur.
Hesaplanan KDV nedir?
İşletmenin sattığı mal veya sunduğu hizmet üzerinden müşteriden tahsil ettiği KDV’dir.
Örneğin bir işletme KDV hariç 10.000 TL değerindeki ürünü %20 KDV ile satarsa:
HesaplananKDV=10.000×0,20 HesaplananKDV=2.000TL İşletmenin müşteriye düzenleyeceği KDV dahil tutar:
10.000+2.000=12.000TL İndirilecek KDV nedir?
İşletmenin ticari faaliyetiyle ilgili mal ve hizmet satın alırken ödediği ve mevzuat şartları çerçevesinde hesaplanan KDV’den düşebildiği vergidir.
Örneğin işletme, ürünün üretiminde kullanacağı malzemeyi KDV hariç 6.000 TL’ye satın almış ve %20 oranında 1.200 TL KDV ödemiş olsun.
Bu durumda:
Satıs\cu¨zerindenhesaplananKDV=2.000TL Alıs\csırasındao¨denenindirilecekKDV=1.200TL Aradakifark=800TL
Basitleştirilmiş örnekte işletme, gerekli yasal şartların karşılanması hâlinde hesaplanan KDV’den indirilecek KDV’yi düşerek aradaki 800 TL’yi beyan eder.
Gerçek uygulamada indirim hakkı, belgelendirme, vergilendirme dönemi, istisnalar ve özel düzenlemeler gibi ek şartlara tabi olabilir.
Türkiye’de Uygulanan Genel KDV Oranları
Güncel oran kararına göre Türkiye’de mal teslimleri ve hizmetler için uygulanan temel KDV oranları şöyledir:
- Ekli listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için %20
- (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1
- (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %10
Oranlar, 2007/13033 sayılı Kararın güncel metninde bu şekilde gösterilmektedir.
Her ürün veya hizmet için oran yalnızca genel kategorisine bakılarak belirlenmemelidir. Ürünün niteliği, teslim şekli, sunulan hizmet, ilgili liste ve özel düzenlemeler uygulanacak oranı etkileyebilir.
KDV Hariç Fiyattan KDV Dahil Fiyat Nasıl Hesaplanır?
Bir ürünün veya hizmetin KDV hariç fiyatı biliniyorsa önce KDV tutarı hesaplanır:
KDVtutarı=KDVharic\cfiyat×KDVoranı Daha sonra KDV dahil fiyat bulunur:
KDVdahilfiyat=KDVharic\cfiyat+KDVtutarı Doğrudan hesaplama formülü ise şöyledir:
KDVdahilfiyat=KDVharic\cfiyat×(1+KDVoranı) KDV oranı formülde ondalık sayı olarak kullanılır:
%20 KDV ekleme örneği
KDVharic\cfiyat5.000TLolsun: KDVtutarı=5.000×0,20 KDVtutarı=1.000TL KDVdahilfiyat=5.000+1.000 KDVdahilfiyat=6.000TL
%10 KDV ekleme örneği
KDV hariç fiyat 5.000 TL olsun:
KDVtutarı=5.000×0,10 KDVtutarı=500TL KDVdahilfiyat=5.000+500 KDVdahilfiyat=5.500TL
%1 KDV ekleme örneği
KDV hariç fiyat 5.000 TL olsun:
KDVtutarı=5.000×0,01
KDVtutarı=50TL
KDVdahilfiyat=5.000+50
KDVdahilfiyat=5.050TL
KDV Dahil Fiyattan KDV Hariç Fiyat Nasıl Hesaplanır?
KDV dahil fiyat biliniyorsa KDV hariç tutarı bulmak için toplam fiyat, KDV oranının eklendiği katsayıya bölünür:
KDVharic\cfiyat=KDVdahilfiyat÷(1+KDVoranı)
Ardından KDV tutarı hesaplanır:
KDVtutarı=KDVdahilfiyat−KDVharic\cfiyat
%20 KDV çıkarma örneği
KDV dahil fiyat 6.000 TL olsun:
KDVharic\cfiyat=6.000÷1,20
KDVharic\cfiyat=5.000TL
KDVtutarı=6.000−5.000 KDVtutarı=1.000TL
%10 KDV çıkarma örneği
KDV dahil fiyat 5.500 TL olsun:
KDVharic\cfiyat=5.500÷1,10 KDVharic\cfiyat=5.000TL KDVtutarı=5.500−5.000 KDVtutarı=500TL
%1 KDV çıkarma örneği
KDV dahil fiyat 5.050 TL olsun:
KDVharic\cfiyat=5.050÷1,01
KDVharic\cfiyat=5.000TL
KDVtutarı=5.050−5.000
KDVtutarı=50TL
KDV Dahil Tutar Doğrudan Oranla Çarpılır mı?
KDV dahil bir fiyattaki vergi tutarını bulmak için toplam tutarı doğrudan KDV oranıyla çarpmak doğru sonuç vermez.
Örneğin %20 KDV dahil fiyatı 1.200 TL olan bir üründe KDV tutarı 1.200 TL’nin %20’si olan 240 TL değildir.
Doğru hesaplama şu şekildedir:
KDVharic\cfiyat=1.200÷1,20
KDVharic\cfiyat=1.000TL
KDVtutarı=1.200−1.000
KDVtutarı=200TL
Bunun nedeni, 1.200 TL’nin içerisinde hem ürünün vergi öncesi fiyatının hem de KDV’nin bulunmasıdır.
KDV Matrahı Nedir?
KDV matrahı, kural olarak verginin hesaplandığı tutarı ifade eder. Basit bir satış işleminde KDV hariç bedel, hesaplamanın temelini oluşturur.
Örneğin:
KDVharic\c satıs\c bedeli=20.000TL
KDVoranı=%20
KDVtutarı=4.000TL
KDV dahil toplam=24.000TL
Bu basitleştirilmiş örnekte 20.000 TL KDV matrahını, 4.000 TL hesaplanan KDV’yi, 24.000 TL ise KDV dahil toplam bedeli gösterir.
Gerçek işlemlerde teslim ve hizmete bağlı masraflar, indirimler, kur farkları ve özel vergi düzenlemeleri matrahın belirlenmesini etkileyebilir.
KDV Hesaplamasında Sık Yapılan Hatalar
Brüt tutarı doğrudan KDV oranıyla çarpmak
KDV dahil fiyattaki vergi tutarı hesaplanırken toplam fiyat doğrudan vergi oranıyla çarpılmamalıdır. Önce KDV hariç tutar bulunmalı veya dahil tutara uygun ayırma formülü kullanılmalıdır.
Yanlış KDV oranı kullanmak
Her ürün ve hizmet aynı KDV oranına tabi değildir. Ürünün veya hizmetin hangi liste kapsamında bulunduğu kontrol edilmelidir.
KDV hariç ve KDV dahil tutarları karıştırmak
Fatura, teklif ve sözleşmelerde belirtilen fiyatın KDV dahil mi yoksa KDV hariç mi olduğu açıkça kontrol edilmelidir.
Ondalık oranı yanlış yazmak
Formülde %20 yerine 20 yazılması, hesaplamanın hatalı çıkmasına neden olur. Yüzde oranı ondalık biçimde kullanılmalıdır:
%20=0,20
%10=0,10
Yuvarlama farklarını dikkate almamak Çok sayıda ürünün bulunduğu faturalarda satır bazında yapılan yuvarlamalar ile toplam üzerinden yapılan hesaplama arasında küçük farklar meydana gelebilir. Kullanılan hesaplama ve yuvarlama yöntemi tutarlı olmalıdır.
KDV’yi işletmenin geliri olarak değerlendirmek
İşletmenin satış sırasında müşteriden tahsil ettiği KDV, işletmenin faaliyet geliriyle aynı nitelikte değildir. Vergi, ilgili mevzuata göre hesaplanarak beyan edilir.
KDV’nin Avantajları Nelerdir?
KDV sisteminin öne çıkan özellikleri şunlardır:
Üretim ve dağıtım zincirinin farklı aşamalarına yayılır.
Alışlarda ödenen verginin satışlarda hesaplanan vergiden düşülmesine dayanır.
İşlemlerin belgeye bağlanmasını teşvik eden bir yapı oluşturur.
Verginin aynı değer üzerinde kademeli biçimde birikmesini azaltmayı amaçlar.
İthal ve yerli ürünlerin tüketim aşamasında benzer vergilendirme yaklaşımına tabi tutulmasına imkân verir.
İşletmenin hesaplanan ve indirilecek vergiyi ayrı olarak takip etmesini gerektirir.
KDV Hakkında Sık Sorulan Sorular
KDV’nin açılımı nedir?
KDV’nin açılımı Katma Değer Vergisi’dir.
KDV ilk kez ne zaman uygulandı?
Modern KDV sistemi 10 Nisan 1954 tarihinde Fransa’da kabul edildi ve 1 Temmuz 1954 tarihinde uygulanmaya başladı.
KDV’yi kim geliştirdi?
Modern KDV sisteminin genel yapısı, Fransız vergi idaresinde görev yapan Maurice Lauré tarafından geliştirildi. Reformun yapısı 1952 yılında ortaya kondu ve sistem 1954 yılında kabul edildi.
KDV fikri 1954’ten önce var mıydı?
Evet. Akademik kaynaklarda katma değer esaslı bir vergi fikrinin von Siemens tarafından 1918 yılında önerildiği belirtilmektedir. Ancak modern KDV sistemi ilk kez 1954 yılında Fransa’da uygulamaya geçirilmiştir.
Türkiye’de KDV ne zaman çıktı?
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 25 Ekim 1984 tarihinde kabul edildi ve 2 Kasım 1984 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. KDV uygulaması Türkiye’de 1 Ocak 1985 tarihinde başladı.
KDV’yi satıcı mı, alıcı mı öder?
Satıcı, işlem üzerinden KDV’yi hesaplar, tahsil eder ve ilgili mevzuata göre beyan eder. Verginin ekonomik yükü ise çoğunlukla ürünü veya hizmeti satın alan nihai tüketici üzerinde kalır.
KDV dahil fiyat nedir?
KDV dahil fiyat, ürünün veya hizmetin vergi öncesi bedeli ile hesaplanan KDV tutarının toplamıdır.
KDV dahil fiyat=KDV haric fiyat+KDV tutarı
KDV hariç fiyat nedir?
KDV hariç fiyat, vergi eklenmeden önceki mal veya hizmet bedelidir. KDV hesaplamasının başlangıç tutarını oluşturur.
KDV dahil fiyat nasıl bulunur?
KDV hariç fiyat, bir artı KDV oranıyla çarpılır:
KDV dahil fiyat=KDV haric fiyat×(1+KDV oranı)
KDV dahil tutardan KDV nasıl ayrılır?
Önce KDV hariç fiyat hesaplanır:
KDV haric fiyat=KDV dahil fiyat÷(1+KDVoranı)
Daha sonra KDV tutarı bulunur: KDV tutarı=KDV dahil fiyat−KDV haric fiyat Her ürün ve hizmetin KDV oranı aynı mıdır?
Hayır. Türkiye’de temel oranlar %1, %10 ve %20 olmakla birlikte uygulanacak oran ürünün veya hizmetin kapsamına göre belirlenir. Güncel oran kararında genel oran %20, (I) sayılı listedeki teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listedekiler için %10 olarak gösterilmektedir.
Katma Değer Vergisi, üretim ve dağıtım zincirinin her aşamasında oluşturulan katma değer üzerinden hesaplanan dolaylı bir tüketim vergisidir.
Katma değer esaslı vergilendirme fikri 1918 yılına kadar uzansa da modern KDV sistemi ilk kez 1954 yılında Fransa’da uygulanmaya başladı. Sistem daha sonra Avrupa ülkelerine ve dünyanın farklı bölgelerine yayıldı. Türkiye’de ise 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 25 Ekim 1984 tarihinde kabul edildi, 2 Kasım 1984 tarihinde yayımlandı ve KDV uygulaması 1 Ocak 1985 tarihinde başladı.
KDV hesaplamasında en önemli nokta, işlem tutarının KDV dahil mi yoksa KDV hariç mi olduğunun doğru belirlenmesidir. KDV hariç tutara vergi eklemek ile KDV dahil tutarın içinden vergiyi ayırmak için farklı formüller kullanılır.
Kaynaklar ve Referanslar